Yaklaşık bir buçuk ay oldu medeni halimi, evimi ve hayatımla ilgili bir çok şeyi değiştireli...
Bir telaş, koşturma, alışma ve alıştırma döneminden sonra geri döndüm.
Evlilik güzel bir şey. Oldukça dağınık ve programsız yaşamaya alışkın olan ben, bu kurum sayesinde kısa bir zaman içinde nispeten daha düzenli bir hayata geçtim denebilir. Hatta düzenin ve planlı olmanın sıkıcı olduğunu düşünürken, hayatı kolaylaştırdığını farkettiğimi bile söyleyebilirim.
Gelelim düğünüme...

Düğün günü o suratlardaki kocaman gülümsemelerin ardında aslında büyük bir yorgunluk gizli oluyor. Bu yorgunluk izlerini kapatmak için sanırım önemli olan gelinin ve damadın içinden ne gelirse onu yaparak mutlu olması. Kırmızı gelin buketi, dağınık saç ve spor ayakkabı beni o gün oldukça gevşetti. Hatta gelin makyajı dedikleri ve aynaya baktığımda kendimi tanıyamama neden olan o boya kalabalığını yıkadıktan sonra yüzümü en iyi tanıyan insan olarak, kendi makyajımı kendim yapmış olmam, rahatlamamı sağlayan en yerinde kararlardan biriydi.
O gün zordu. Ama tüm yorgunluğuna ve stresine rağmen güzel ve mutlu bir gündü.
Ve bugünümden memnunum. Herkese memnun, mutlu, mesut bir gelecek diliyorum.

--
i am guilty by design
--
i am guilty by design
tebrikler bu arada,
hatta mutluluklar
--
...all beauty must die
Previous Page12345Next Page